Bu Blogda Ara
Edebiyat ve sanatın merceğinden filmlere ve antik dünyanın izlerine uzanan kişisel bir keşif...
Öne Çıkan Yayın
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Efes Antik Kenti'nde Taşlara Dokunmak: Bir Gezginin Hissiyatı
Gözlerinizi kapayın ve hayal edin: Artemis Tapınağı'nın 127 mermer sütunu gökyüzüne yükseliyor, Celsus Kütüphanesi'nin merdivenlerinde toga giymiş bilginler tartışıyor, Büyük Tiyatro'da 24.000 kişi bir tragedyayı izliyor... Şimdi gözlerinizi açın. İşte Efes Antik Kenti, tüm bu muhteşem anların yankılarının hâlâ duyulabildiği, taşların konuştuğu bir yer. Peki bu toprakları bu kadar özel yapan nedir? Neden binlerce kilometreden insanlar buraya gelmeye devam ediyor?
Tanrıçanın Kenti: Artemis'in Kutsal Toprakları
Kybele'den Artemis'e: Tanrıça Kültünün Evrimi
Efes'in hikayesi, aslında bir tanrıçanın hikayesiyle başlar. Batı Anadolu'ya Hellen göçleri başlamadan çok önce, burada Anadolu'nun kadim ana tanrıçası Kybele'ye tapılıyordu. Kybele, doğurganlığın, doğanın ve vahşi hayvanların tanrıçasıydı - başında kale şeklinde taç, yanında aslanlar...
Peki Hellen'ler geldiğinde ne oldu? Yerel halkı yendiler ama tanrıçalarını yok etmediler. Aksine, kendi tanrıçaları Artemis'in Kybele ile "aynı" olduğuna karar verdiler! İşte size antik dünyanın dinler arası diyaloğu. Yerli Anadolu tanrıçası ile Yunan Artemis birleşti ve ortaya Efes Artemisi çıktı - ne tam Yunan, ne tam Anadolu, ikisinin de özelliklerini taşıyan benzersiz bir tanrıça (Umar, 1979).
Efes Artemisi: Çok Göğüslü Tanrıça
Efes Artemisi'nin heykelleri karşısında şaşırmamak elde değil. Vücudu sayısız çıkıntıyla kaplı bu heykeller ne anlama geliyor? Uzun yıllar bu çıkıntıların göğüs olduğu düşünüldü - doğurganlık sembolü olarak. Ancak modern araştırmalar başka bir olasılığı işaret ediyor: Bunlar boğa testisleri olabilir! Neden mi? Çünkü Artemis Tapınağı'nda kurban edilen boğaların testisleri tanrıçaya adanırdı (Türkoğlu, 1978).
Tanrıçanın unvanlarına bakın: Kurucu, kurtarıcı, komutan, yol gösterici, muzaffer, yenilmez, muktedir, özgür, yasa yapıcı, kraliçe, büyük, görkemli, ışık saçan, kader tanrıçası... Tam 23 farklı unvan! Her biri, tanrıçanın farklı bir yönünü, farklı bir gücünü anlatıyordu (Türkoğlu, 1978).
Artemision: Dünyanın Yedi Harikası ve Antik Dünyanın İlk Bankası
Tapınağın Şaşırtıcı Hikayesi
Artemis Tapınağı'nın hikayesi, bir yıkım ve yeniden doğuş döngüsü. İlk tapınak MÖ 8. yüzyılda Kimmerler tarafından yıkıldı. Sonra Khersiphron adlı mimar yenisini inşa etmeye başladı. Ama asıl ilginç olan MÖ 356'da yaşandı...
O gece İskender doğuyordu. Aynı gece, Herostratos adlı bir adam tapınağı ateşe verdi. Neden mi? Adının tarihe geçmesini istiyordu! İşte size tarihin belki de ilk "kötü şöhret peşinde koşan" insanı. Efesliler o kadar öfkelendiler ki, onun adını söylemeyi bile yasakladılar. Ama işe yaramadı - adam amacına ulaştı, adı 2400 yıldır anılıyor (Bean, 1997)!
Bir Tapınaktan Fazlası: Banka, Sığınma Evi ve Sanat Galerisi
Artemis Tapınağı'nın sadece bir ibadet yeri olduğunu düşünüyorsanız, hazır olun! Bu yapı aslında çok işlevli bir kompleksti:
1. Antik Dünyanın İlk Bankası Başrahip Megabysos, tapınağın hazinesini yönetiyordu. İnsanlar değerli eşyalarını buraya emanet edebiliyor, hatta kredi bile çekebiliyorlardı! Modern bankacılığın atası denebilir (Erdemgil, 1988).
2. Dokunulmazlık Bölgesi Tapınağa sığınan herkes dokunulmazdı. Adeta antik dünyanın "büyükelçiliği" gibiydi. Birçok suçlu, borçlu veya politik rakibi öldürülmekten korkan kişi burada hayatını kurtarmıştır.
3. Sanat Eserleri Müzesi Tapınakta, dönemin en ünlü sanatçılarının eserleri sergileniyordu. Her bir sütunun dip tamburu başka bir kralın armağanıydı ve üzerinde muhteşem kabartmalar vardı. 36 sütunun her birinde farklı bir hikaye anlatılıyordu (Lloyd, 1998).
Kral Kroisos'un (Karun'un) Armağanı
Türk kültüründe "Karun kadar zengin" deyimi vardır. İşte o Karun, aslında Lidya Kralı Kroisos'tur ve Artemis Tapınağı'nın en büyük destekçilerinden biriydi. Tapınağın yeniden inşasına büyük katkılarda bulundu. British Museum'da sergilenen ve tapınaktan çıkarılan bir sütun, onun yaptırdığı sütundur (Umar, 1979).
İlginç olan şu: Kroisos aynı zamanda Efes'i fetheden kraldı! Ama tapınağa saygısı o kadar büyüktü ki, kente saldırdığında bile tapınağa dokunmadı. Hatta Efeslileri tapınağın etrafına yerleştirerek, tanrıçanın koruması altına aldı.
Büyük Tiyatro: Taşların Konuştuğu, Dramların Yaşandığı Sahne
24.000 Kişilik Dev Yapı
Panayır Dağı'nın yamacına yaslanmış Büyük Tiyatro karşısında durunca insan kendini ne kadar küçük hissediyor, biliyor musunuz? 24.000 kişilik kapasitesiyle, bugünün büyük futbol stadyumlarına rakip bir yapı bu. Ama sadece boyutuyla değil, akustiğiyle de mucizevi (Umar, 1979).
Akustiğin Sırrı
Sahnenin tam ortasına gidin ve normal sesinizle konuşun. Ses, en üst sıralara kadar kristal berraklığında ulaşıyor! Nasıl mı? Antik mimarlar, ses dalgalarının yansımasını ve kırılmasını o kadar iyi hesaplamışlar ki, mikrofonlar icat edilmeden 2000 yıl önce mükemmel bir akustik yaratmışlar.
Maskeler ve Mitolojik Dramlar
Antik tiyatrolarda tüm oyuncular erkekti. Kadın rollerini de erkekler oynardı. Peki rolleri nasıl ayırt ediyorlardı? Maskelerle! Her maske farklı bir karakter, farklı bir duyguyu temsil ediyordu. Yamaç Evler'deki fresklerden biliyoruz ki, bu maskeler son derece detaylı ve etkileyiciydi (Erdemgil, 1988).
İzleyiciler sabahın erken saatlerinde gelir ve gün boyu oyunları izlerdi. Oyunların konuları çoğunlukla mitolojikti: Oidipus'un trajik hikayesi, Medea'nın intikamı, Herakles'in maceraları... İzleyiciler bu hikayeleri çok iyi bilirlerdi çünkü bunlar onların inandıkları mitolojinin parçasıydı.
Tiyatrodan Fazlası: Politik Toplantılar
Tiyatro sadece sanat için kullanılmıyordu. "Demos" adı verilen, tüm Efes yurttaşlarının katıldığı toplantılar burada yapılıyordu. Demokrasi burada yaşanıyordu! Halk, kentleri ilgilendiren kararları burada alıyordu. Filozofumuz Herakleitos'un demokrasiye bu kadar öfkeli olmasının sebebini anlamak için burayı görmek gerekiyor (Erdemgil, 1988).
Celsus Kütüphanesi: Antik Dünyanın Bilgi Tapınağı
Bir Baba İçin Yapılan Anıt
Celsus Kütüphanesi'nin hikayesi, bir oğlun babasına duyduğu sevgiyle başlar. Tiberius Julius Celsus Polemaeanus, MÖ 106-107 yıllarında Asya Eyaleti valisi olmuş saygın bir Romalıydı. 70 yaşında öldüğünde, oğlu Aquila onun için hem kütüphane hem mezar olan bu muhteşem yapıyı inşa ettirdi (Erdemgil, 1988).
Mimarinin Gizli Hileleri
Celsus Kütüphanesi'nin cephesine yakından bakın - sütunlar farklı boyutlarda! Bu bir hata mı? Kesinlikle hayır. Antik mimarlar "optik illüzyon" yaratmayı çok iyi biliyorlardı. Orta sütunları daha kalın, yan sütunları daha ince yaparak yapının gerçekte olduğundan daha büyük görünmesini sağlamışlardı.
Bir başka mimari deha örneği: Duvarların arkasında 91 cm genişliğinde bir geçit var. Neden mi? Nem yalıtımı için! Değerli papirüslerin rutubetten zarar görmemesi için duvarlar çift yapılmış (Bean, 1997).
12.000 Parşömen ve Celsus'un Mezarı
Kütüphanede yaklaşık 12.000 parşömen saklanabiliyordu. Bu sayı, onu dönemin İskenderiye ve Bergama'dan sonraki üçüncü büyük kütüphanesi yapıyordu. Nişlerin içinde dikkatle saklanan bu eserler, antik dünyanın tüm bilgeliğini barındırıyordu: Homeros'un destanları, Sokrates'in diyalogları, matematik ve astronomi eserleri...
Ve işte en ilginç detay: Celsus'un mezarı kütüphanenin tam altında, bir odada. Mermer lahdin içinde, henüz açılmamış bir kurşun tabut bulunuyor. Roma'da mezarlar kent dışındaydı ama Celsus'a özel bir ayrıcalık tanınmış - o kadar saygın bir insandı ki, mezarı kentin ve kütüphanesinin tam merkezinde (Bean, 1997).
Yamaç Evler: Zenginlerin Görkemli Yaşamı
Roma'nın Seçkinlerinin Villası
Kuretler Caddesi'nin hemen güneyinde, yamaca yaslanmış muhteşem villalar hayal edin. Yamaç Evler, Efes'in en zengin, en nüfuzlu ailelerinin yaşadığı lüks konutlardı. Bugün 2000 yıl sonra bile bu evlerin görkemi insanı şaşırtıyor.
Mermer Salon: 178 m² Lüks
6 no'lu konut birimindeki mermer salon, Yamaç Evler'in en muhteşem mekânıydı. 178 m² büyüklüğünde, tabanından tavanına kadar mermerle kaplı bu salon, ziyafetler için kullanılıyordu (Gürsu, 2021).
Salon Nasıl Kullanılıyordu?
Tabandaki siyah-beyaz mozaik şeritler tesadüfi değildi. Bunlar, "kline" adı verilen yemek yeme divânlarının nereye yerleştirileceğini gösteriyordu. Dokuz geniş kline yerleştirilebiliyordu - her birinde üç kişi yatarak yemek yiyebiliyordu. Evet, Romalılar yemeklerini yatarak yerdi!
Fıskiyeli Havuz ve Ses Terapisi
Salonun ortasında fıskiyeli bir havuz vardı. Suyun şırıltısı, hem serinlik hem de dinginlik sağlıyordu. Modern bilim bize suyun sesinin insan psikolojisi üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğunu söylüyor - antik Efesliler bunu 2000 yıl önce keşfetmişti! (Erdemgil, 1988)
Opus Sectile: Mermer Mozaiğin Şaheseri
Yamaç Evler'deki en etkileyici sanat eserleri, "opus sectile" olarak adlandırılan renkli mermer mozaiklerdi. Normal mozaiklerden farkı neydi? Küçük küpler yerine, büyük mermer parçaları geometrik desenler oluşturacak şekilde birleştiriliyordu.
Porfido rosso (kırmızı mermer), porfido verde (yeşil mermer), pavonazzetto (mor damarli mermer)... Her biri farklı bölgelerden getirilen değerli taşlardı. Bir mermer panelin maliyeti, günümüz parasıyla düşünürsek muhtemelen bir ev fiyatına denk geliyordu (Ladstatter, 2013)!
Duvar Resimleri: Mitolojik Sahneler
Yamaç Evler'in duvarları, canlı renklerde fresk resimlerle kaplıydı. Bu resimlerde neler vardı?
- Mitolojik sahneler: Dionysos'un şarap festivallerini gösteren resimler
- Tiyatro sahneleri: Tragedya maskelerinin betimlemeleri
- Günlük yaşam: Av sahneleri, ziyafet görüntüleri
- Geometrik motifler: Karmaşık ve renkli desenler
En şaşırtıcı olan, bu resimlerin 2000 yıl sonra hâlâ renklerini koruması! Pigmentler o kadar kaliteli hazırlanmıştı ki, zamanın yıpratıcı etkisine direnmişti.
Devlet Agorası: Siyasetin Kalbi
Roma İmparatorluğu'nun Yerel Merkezi
160x56 metre ölçülerindeki Devlet Agorası, politik ve dini toplantıların yapıldığı yarı kutsal bir alandı. Burası sadece bir pazar yeri değildi - Roma yönetiminin Efes'teki temsiliydi (Erdemgil, 1988).
Agoranın ortasında dikdörtgen planlı bir tapınak vardı. Hangi tanrıya ait olduğu tam olarak bilinmiyor ama muhtemelen İmparatorlar Tapınağı'ydı. Roma döneminde imparatorlara tanrı gibi saygı gösterilirdi ve onlar için tapınaklar yapılırdı.
Stoa: Antik Alışveriş Merkezi
Agoranın çevresini sütunlu galeriler (stoa) çeviriyordu. Bu galerilerde dükkânlar, ofisler ve toplantı salonları vardı. Tüccarlar burada mal alıp satıyor, filozoflar öğrencilerine ders veriyor, avukatlar dava tutuyordu. Stoa kelimesini duyunca bir şey aklınıza gelmiyor mu? Evet! "Stoacılık" felsefe akımı, kurucularının sütunlu galerilerde ders verdiği için bu adı almıştı.
Traianus Çeşmesi: İmparatorun Anısına
Traianus Çeşmesi, Kuretler Caddesi'nin en gösterişli yapılarından biriydi. MS 102-114 yılları arasında yöneten İmparator Traianus'un dev bir heykeli, çeşmenin üzerinde yükseliyordu. Günümüze sadece heykelin ayağı ulaştı ama o ayak bile görkemi hakkında fikir veriyor - 2 metreden büyük! (Umar, 1979)
Çeşmenin havuzu ise oldukça işlevseldi. Su, Efes için her zaman hayati önem taşırdı. Kent, Marnas Dağı'ndan getirilen sularla beslenen karmaşık bir su yolu sistemine sahipti. Bu çeşme, hem estetik hem de pratik bir işlev görüyordu.
Hadrian Tapınağı: Mimari Zarafet Örneği
MS 138 yılında İmparator Hadrian'ın ziyareti onuruna yapılan bu küçük ama zarif tapınak, Efes mimarisinin inceliklerini gösteriyor. Kapının üzerindeki kemerin ortasında Tyche (şans tanrıçası) kabartması var - Efes'in koruyucu tanrıçası.
Tapınağın iç mekânında dört kabartma pano vardı (asılları Selçuk Müzesi'nde):
- Medusa: Kötülüğü uzaklaştıran koruyucu figür
- Artemis, Apollon ve Latona: Efes'in kutsal üçlüsü
- Androklos ve yaban domuzu: Kentin kuruluş efsanesi
- Dionysos ve Arkadı: Mitolojik karakterler
Her pano bir hikaye anlatıyordu ve tapınağa giren herkes bu hikayeleri okuyabiliyordu (Akşit, 1982).
Herakleitos: Ateşin Filozofu ve Değişimin Şairi
"Karanlık Filozofun" Işığı
Efes'te doğan Herakleitos (MÖ 540-475), felsefe tarihinin en gizemli ve etkili düşünürlerinden biridir. Ailesi Efes'in eski kraliye soyundan geliyordu - Herakleitos prens olabilirdi! Ama o, unvanını küçük kardeşine bıraktı ve felsefeye yöneldi (Laertios, 2013).
Demokrasiye Savaş Açan Aristokrat
Herakleitos'un hayat hikayesi, Efes'in politik krizleriyle iç içedir. Yakın dostu Hermodoros, Efes'i aristokrat bir yönetimle idare ediyordu. Sonra demokratlar ayaklandı ve Hermodoros'u sürgüne gönderdiler. Bu olay Herakleitos'u derinden etkiledi ve sert bir demokrasi karşıtı olmasına neden oldu (Aster, 2000).
Herakleitos halka şöyle sesleniyordu: "Efesliler, ergenlik çağını geçmiş herkes kendini assa iyi olur ve kenti reşit olmayanları bıraksalar. Çünkü onlar, aralarında en yararlı adam olan Hermodoros'u sürdüler..."
Acı ama açık bir eleştiri! Herakleitos, halkın yönetim için yeteri kadar bilgili olmadığına inanıyordu.
"Aynı Nehire İki Kez Girilemez"
Herakleitos'un en ünlü öğretisi değişim üzerinedir: "Panta rei" - Her şey akar. "Aynı nehre iki kez girilemez çünkü dün girdiğim nehir, bugün artık aynı nehir değildir" (Kaynak ve Yıldız, 2016).
Bu sadece nehir hakkında değildi - evren, yaşam, insan, her şey için geçerliydi. Sen şu an okuduğun bu cümleyi bitirdiğinde, artık cümlenin başını okuyan kişi değilsin! Hücreleriniz yenilendi, düşünceleriniz değişti. Her an yeni bir insansın.
Ateş: Her Şeyin Başlangıcı
Thales su dedi, Anaximenes hava dedi. Herakleitos ise "ateş" dedi. Neden ateş? Çünkü ateş en dinamik, en değişken elementti. Sürekli hareket halinde, sürekli dönüşüm içinde. Tıpkı evren gibi (Laertios, 2013).
"Bu dünya... her zaman canlı bir ateştir, ölçüyle tutuşan, ölçüyle sönen..."
Savaş: Var Oluşun Babası
Herakleitos'un en radikal fikri belki de buydu: "Savaş her şeyin babasıdır." Şok oldunuz mu? Ama o, fiziksel savaştan bahsetmiyordu. Zıtların mücadelesinden bahsediyordu: Gece ve gündüz, sıcak ve soğuk, yaşam ve ölüm...
Bu zıtlıklar olmadan evren var olamazdı. Hasta olmasan sağlığın değerini bilir miydin? Kış olmasa bahara sevinir miydin? Zıtlıklar, aslında evreni ayakta tutan güçtü (Aster, 2000).
Neden "Karanlık Herakleitos"?
Herakleitos kasıtlı olarak anlaşılması zor yazdı. Neden? Çünkü halkın anlamasını istemiyordu! "Çoğu insan cahildir" diyordu. Sadece aydınların, filosofların anlayabileceği eserler yaratmak istedi. Bu yüzden ona "Karanlık Herakleitos" (Herakleitos ho Skoteinos) denildi (Keklik, 1982).
İşte onun gizemli bir sözü: "Doğa gizlenmeyi sever." Ne demek istiyordu? Gerçek açıkça ortada durmaz, araştırılmalı, düşünülmeli, keşfedilmelidir.
Hristiyanlık'ın İzleri: Meryemana, Aziz Jean ve Yedi Uyurlar
Meryemana Evi: İnanç ve Keşfin Buluştuğu Yer
Efes'in Bülbül Dağı'ndaki küçük taş ev, belki de dünyanın en gizemli kutsal mekanlarından biri. Burası Hz. Meryem'in hayatının son yıllarını geçirdiği yer olduğuna inanılıyor.
Keşfin İlginç Hikayesi
En şaşırtıcı olan, bu evin nasıl bulunduğu! Alman rahibe Anna Katherina Emmerich (1774-1824) 12 yıl boyunca yatağa bağımlı yaşadı ve hiç Anadolu'ya gelmedi. Ama vizyonlarında Hz. Meryem'in evini gördü ve tüm detaylarını anlattı: Evin şekli, etrafındaki ağaçlar, manzara... 1891'de bu tarife göre araştırma yapıldı ve ev bulundu! (Akşit, 1982)
Bu olay, ister inanç ister tesadüf olarak yorumlansın, tarihte benzersiz bir keşif hikayesidir.
Aziz Jean Bazilikası: Hristiyanlığın Altın Çağı Anıtı
Hz. İsa'nın en sevdiği havari Jean (Yuhanna), yaşlılığında Efes'e geldi ve burada İncil'in dördüncüsünü yazdı. Ölümünden sonra Bizans İmparatoru Justinianus (527-565), onun anısına görkemli bir bazilika inşa ettirdi (Gül, 1997).
Bazilika, haç planındaydı ve altı kubbeyle örtülüydü. Ortasında Aziz Jean'ın mezarı bulunuyordu. Hristiyan hacılar tüm dünyadan buraya gelirdi. Efes, Kudüs ve Roma ile birlikte Hristiyanlığın üç büyük hac merkezinden biri haline gelmişti.
Yedi Uyurlar Mağarası: Dinler Arası Bir Efsane
Efes yakınlarındaki bu mağara, hem Hristiyanlar hem Müslümanlar için kutsaldır. Efsaneye göre, Roma İmparatoru Decius'un zulmünden kaçan yedi genç bir mağaraya sığınır. İmparator mağaranın ağzını kapatır. Gençler uyur ve 200 yıl sonra uyanırlar! Artık Hristiyanlık Roma'nın resmi dinidir ve zulüm sona ermiştir (Lloyd, 1998).
Bu hikaye Kuran-ı Kerim'de de "Kehf Suresi"nde geçer. İşte size dinler arası ortak bir kutsal alan!
İklim Değişikliği: Efes'in Modern Tehdidi
Rakamlarla Gerçek
Yılmaz, Öztürk ve Kurnaz'ın (2013) RegCM4.4.1 bölgesel iklim modelini kullanarak yaptıkları araştırma, endişe verici sonuçlar ortaya koyuyor:
2016-2035 Dönemi İçin Öngörüler:
- Kış mevsimi: 1.5-2°C sıcaklık artışı
- İlkbahar: 2°C artış
- Yaz: 2.5°C ve üzeri artış (en kritik dönem!)
- Sonbahar: 1°C civarında artış
Yağış Değişimleri:
- Kış: Günlük ortalama 1.6-2 mm/gün artış
- Yaz: 0.8-1.2 mm/gün azalma (kuraklık riski!)
Taşlar Nasıl Etkilenecek?
Sıcaklık artışları ve yağış rejimindeki değişiklikler, Efes'in taş yapılarını ciddi şekilde tehdit ediyor:
- Termik çatlama: Gündüz-gece sıcaklık farkları taşların genleşip büzülmesine neden oluyor
- Tuzlanma: Artan buharlaşma, taşların içindeki tuzların kristalleşmesine yol açıyor
- Biyolojik bozunma: Sıcaklık artışı, taşlarda zararlı mikroorganizma üremesini hızlandırıyor
- Aşınma: Şiddetli yağışlar, mermer yüzeylerin erozyonuna neden oluyor
Yangın Riski
Yaz sıcaklıklarının 2.5°C artması, aşırı sıcak günlerin sayısını artıracak. Bu da yangın riskini ciddi oranda yükseltiyor. 2000 yıllık ahşap kalıntılar, fresklerin organik pigmentleri - hepsi yangın tehdidi altında.
Alınması Gereken Acil Önlemler:
- Yangın erken uyarı sistemleri kurulmalı
- Doğal bitki örtüsü kontrol altında tutulmalı
- Erozyon önleme çalışmaları yapılmalı
- Koruyucu çatı sistemleri genişletilmeli
- Nem ve sıcaklık izleme istasyonları kurul
Gürsu, M. (2021). Tarihi Alanlarda Genişletilmiş Gerçeklik Kullanımıyla Mekan Sentezleme: Efes Antik Kenti Üzerine Bir Uygulama (Yüksek Lisans Tezi). İstanbul Kültür Üniversitesi, İstanbul.
Kaynak İltar, E., & Yıldız, S. (2016). Efes Antik Kenti ve Efesli Filozof Herakleitos. Uluslararası Türk Dünyası Turizm Araştırmaları Dergisi, 1(2), 134-141.
Türkoğlu, S. (1978). Efes'in Öyküsü. İzmir: Bilgehan Matbaası.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Popüler Yayınlar
İNSAN ÖTEKİYLE VAR OLUR.. EDEBİYAT İSE İNSANLA..
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar


.jpeg)
.jpeg)


.jpeg)





.jpeg)
.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)

.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)

Yorumlar
Yorum Gönder