Bu Blogda Ara
Edebiyat ve sanatın merceğinden filmlere ve antik dünyanın izlerine uzanan kişisel bir keşif...
Öne Çıkan Yayın
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
TANPINAR'IN EŞİĞİNDE - Ahmet Hamdi Tanpınar ve Eserleri Üzerine Düşünceler
Tanpınar'ın Eşiğinde: Zamanın, Sanatın ve İstanbul'un İzinde
Türk edebiyatının en özgün isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar, yalnızca romanları ve şiirleriyle değil, düşünce dünyası, sanat anlayışı ve yaşam felsefesiyle de çağını aşan bir mirastır. Mehmet Samsakçı'nın Tanpınar'ın Eşiğinde – Ahmet Hamdi Tanpınar ve Eserleri Üzerine Düşünceler adlı eseri, bu mirası farklı bir perspektiften ele alarak okuyucuya zengin bir yolculuk sunar.
Samsakçı, Tanpınar'ın başlıca eserleri olan Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Sahnenin Dışındakiler, Yaşadığım Gibi ve Antalyalı Genç Kıza Mektup metinlerinden yola çıkarak yazarın eserlerinde yankılanan ses, müzikalite, tasavvuf, zaman ve İstanbul semtleri gibi temalar etrafında derinlikli bir analiz sunuyor.
Yahya Kemal ile Karşılıklı Keşif
Tanpınar ve Yahya Kemal ilişkisi, Türk edebiyat tarihinde eşsiz bir hoca-öğrenci bağının örneğidir. Genellikle "Yahya Kemal, Tanpınar'ı keşfetti" denilse de gerçek, karşılıklı bir keşif ve etkilenme ilişkisini barındırır. Tanpınar, 1921-1923 yılları arasında Dergâh dergisinde ilk şiirlerini yayımlamaya başlamış, Yahya Kemal'in derslerinde edebiyat, tarih ve estetik anlayışını şekillendirmiştir. Ancak Tanpınar da ustasının hayatını ve düşünce dünyasını kaleme almasaydı, Yahya Kemal'in iç dünyası, henüz gün yüzüne çıkmamış eserleri belki hiç bu kadar bilinmeyecekti. 1962'de yayımlanan Yahya Kemal monografisi, bir öğrencinin ustasına duyduğu vefanın ötesinde, edebiyat tarihimizin en değerli kaynaklarından biri olmuştur.
Hayat ve Sanat Arasında
Tanpınar'ın kendi ifadesiyle: "Şiirlerimde hayatımın, romanlarımda çevremin izleri vardır." Bu ifade, onun sanat anlayışının temelini oluşturur. Eserlerinde Osmanlı kültür, medeniyet ve musiki çevresinde Cumhuriyet aydınının kimlik problemleri merkezi bir tema olarak işlenir. Mehmet Kaplan'ın 1963'te yayımladığı Tanpınar'ın Şiir Dünyası adlı çalışma, Tanpınar'ın şiirlerini psikolojik yöntemlerle inceleyerek onun ruh dünyasına ışık tutar. Kaplan, Tanpınar'ın 1962'deki vefatından sonra, hocasının şiirlerini toplamış ve edebiyatımıza kazandırmıştır.
Tanpınar'ın etkisi yalnızca kendi eserleriyle sınırlı kalmamıştır. Mehmet Kaplan gibi öğrencilerinin akademik kariyerlerinde de belirleyici olmuş, 1939-1962 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı kürsüsünde çok sayıda akademisyen yetiştirmiştir.
Çok Yönlü Bir Kişilik
Tanpınar, hayatı boyunca Erzurum, Konya ve Ankara'da öğretmenlik yapmış, 1942-1946 yılları arasında Kahramanmaraş milletvekili olarak TBMM'de görev almıştır. 1939 yılında, Maarif Vekâleti tarafından Tanzimat'ın 100. yıl dönümü münasebetiyle İstanbul Üniversitesi'nde Yeni Türk Edebiyatı kürsüsü profesörlüğüne atanmıştır. Burada Tanzimat sonrası Türk edebiyat tarihi yazma görevi verilen Tanpınar, 1949'da XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi'ni yayımlamıştır.
Kültür, sanat, mimari ve müzikle iç içe yaşayan Tanpınar, öğrencilerine yalnızca edebiyatı değil, şehrin ruhunu, zamanı ve değişimi de anlatmıştır. Henri Bergson'un zaman felsefesi, Freud'un bilinçaltı teorileri ve Paul Valéry'nin şiir anlayışı, onun düşünce dünyasını besleyen temel kaynaklardır.
İstanbul: Yaşayan Bir Metin
Tanpınar, İstanbul'un semtlerini bir roman karakteri gibi işler. Onun için şehir, yaşayan bir organizmadır; insan ile mimari, zaman ile mekân iç içe geçmiştir. Beş Şehir (1946) adlı denemesinde Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul'un tarihî ve kültürel dokusunu eşsiz bir üslupla anlatır. Kitabın yarısı İstanbul'a ayrılmıştır, çünkü Tanpınar için İstanbul, kültürel merkezilik anlamına gelir.
Yahya Kemal'in "zamanın eşyaya sinen yapısı" kavramı, Tanpınar'da "yekpare bir zamanın parçalanmaz akışı" olarak yankılanır. Huzur romanında (1949) sıkça değindiği gibi, camiler, ağaçlar ve çevre birbirini tamamlayan bir bütündür. Süleymaniye Camii'nden geçerken sadece bir yapıya değil, yaşadığı çağın gözüyle yeniden anlam kazanan bir zamana bakar.
Huzur'da İstanbul, romanın gizli kahramanı konumundadır. Mümtaz karakterinin İstanbul sevgisi, Nuran'a olan aşkıyla iç içedir. Roman, 1939 yılında yirmi dört saat içinde geçen olayları anlatırken, geriye dönüşlerle genişler. Bu anlatım tekniği, James Joyce'un Ulysses romanından esinlenmiş olabilir. Mehmet Kaplan'ın ifadesiyle: "Huzur'un en büyük orijinalitesi ve değeri, aksiyonunda değil, psikolojik muhtevasındadır."
Roman kahramanlarından Mümtaz'ın sözleriyle: "İstanbul, İstanbul diyordu. İstanbul'u tanımadıkça kendimizi bulamayız." Çünkü Tanpınar'a göre kişiye şahsiyet ve kimlik kazandıran şey, yaşadığı yerin mimarisidir. İnsan mimariyle bütünleşir, orada hem kendi geçmişini hem de geleceğini yeniden inşa eder.
Geçmiş ile Gelecek Arasında
Tanpınar, Yahya Kemal gibi "kökü mazide olan bir âti"yi savunan biri değildir. Geçmişten beslenirken geleceğe açık, dönüşüme inanan bir aydındır. Beş Şehir'in önsözünde şöyle der: "Gideceğimiz yolu hepimiz biliyoruz. Fakat yol uzadıkça ayrıldığımız âlem, bizi her günden biraz daha meşgul ediyor."
Bergsoncu süre ve yaşam atılımı kavramlarından beslenen bu anlayış, geçmişin iç sürekliliğini bugüne ve oradan da geleceğe taşımayı amaçlar. "Asıl Kaynak" denemesinde çözüm yolunu şöyle gösterir: "Bizim için asıl miras, ne mazidedir, ne de Garp'tadır; önümüzde çözülmemiş bir yumak gibi duran hayatımızdadır."
Zaman, Müzik ve Rüya
Zaman kavramı, Tanpınar'ın eserlerinin kurucu izleklerinden biridir. Şiirindeki zaman algısı, matematiksel bir zamanın ötesinde, şiir öznesinin kozmosla birleşme arzusuyla yüklü ontolojik bir zamandır. Bergson felsefesinin etkisiyle, içsel zaman ya da "süre" kavramı, Tanpınar'ın sanatının temelini oluşturur.
Huzur romanında zaman, bir teknik olarak kullanılır. Yirmi dört saatlik olay örgüsü, geriye dönüşlerle genişler ve kahramanların hatıraları aktüel olana taşınır. Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde (1954) ise zaman, ironik bir dille romanın ana motiflerinden birini oluşturur.
Müzik de Tanpınar'ın eserlerinde önemli bir yer tutar. Huzur'da Mümtaz ve Nuran'ın aşkı, müzik kanalıyla derinleşir. Müzik, mekân içinde temel bir yapı kazanarak Nuran merkezli ilerler. Mümtaz için Nuran, Mahur Beste'dir. Somut ile soyut arasındaki ince çizgiyi müzik oluşturur.
Sonuç: Eşikte Durmak
Mehmet Samsakçı'nın bu çalışması, Tanpınar'ı yalnızca bir romancı ya da şair olarak değil, bir zaman filozofu ve kültür mimarı olarak yeniden okumamıza imkân tanıyor. Tanpınar'ın eserleri, mimari, müzik, resim, hat gibi sanat dallarında dikkate değer yorumlar içerir. TDV İslam Ansiklopedisi'nin ifadesiyle: "Şiir dışındaki diğer türlerde, hatta akademik seviyedeki eserlerinde bile şairane bir yorum ve dil/üslûp belirgindir."
Tanpınar, 24 Ocak 1962'de İstanbul'da vefat etmiştir. Mezarı, Rumelihisarı Kabristanı'nda, hocası ve dostu Yahya Kemal'in yanı başındadır. Mezar taşında, meşhur şiirinin ilk iki mısrası yazılıdır: "Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında."
Eser, okuyucuyu Tanpınar'ın çok yönlü evrenine davet ederken şu soruyu da zihinlerimize bırakıyor: Biz, Tanpınar'ın eşiğinde dururken kendi zamanımızı, kendi şehrimizi ve kendi kimliğimizi ne kadar fark edebiliyoruz?
Kaynakça
Akün, Ö. F. (1962). "Ahmet Hamdi Tanpınar". Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi.
Dalar, T. (2018). "Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Bursa'da Zaman Şiirinde Zaman ve Mekân Algısı". Akademik İncelemeler Dergisi, 13(2), 183-200.
Kaplan, M. (1963). Tanpınar'ın Şiir Dünyası. İstanbul: Dergâh Yayınları.
Kaplan, M. (2012). "Bir Şairin Romanı: Huzur". Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, 12, 33-86.
Kerman, Z. & Enginün, İ. (2000). Mehmet Kaplan Hayatı ve Eserleri. İstanbul: Dergâh Yayınları.
Köroğlu, E. "Ahmet Hamdi Tanpınar ve İstanbul". Netyazii.
Samsakçı, M. (2011). "Kültürel Devamlılık ve Zevk İnkırazı Bağlamında Tanpınar'da Türk Mimarisi". Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 3, 179-222.
Şen, V. (2022). "Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur Romanındaki Mekân Unsuru Üzerine Bir İnceleme Denemesi". Erzurum Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 15, 202-228.
Tanpınar, A. H. (1949). Huzur. İstanbul: Dergâh Yayınları.
Tanpınar, A. H. (1949). XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi. İstanbul.
Tanpınar, A. H. (1954). Saatleri Ayarlama Enstitüsü. İstanbul: Dergâh Yayınları.
Tanpınar, A. H. (1962). Yahya Kemal. İstanbul.
Tanpınar, A. H. (1969). Edebiyat Üzerine Makaleler (Haz. Zeynep Kerman). İstanbul.
Tanpınar, A. H. (2008). Beş Şehir. İstanbul: Dergâh Yayınları.
TDV İslâm Ansiklopedisi. "Tanpınar, Ahmet Hamdi". https://islamansiklopedisi.org.tr/tanpinar-ahmet-hamdi
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Popüler Yayınlar
Efes Antik Kenti'nde Taşlara Dokunmak: Bir Gezginin Hissiyatı
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
İNSAN ÖTEKİYLE VAR OLUR.. EDEBİYAT İSE İNSANLA..
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar

Yorumlar
Yorum Gönder